Jetler… Göklerde süzülen o erişilmez, estetik ve ihtişamlı vızıltı kaynakları… Kafanızın (veya evinizin) üzerinden sorti yaparak geçmedikleri sürece uzaktan oldukça sevilesi ponçik nesneler olan bu aerodinamik harikaları, favori oyun türümüz olan shmup’lar deyince genellikle türü pek bilmeyenler tarafından akla ilk gelen unsurlar oluyorlar. Bu topraklarda shmup’lar için söylenegelen “uçak oyunu” diye bir kavram var mı? Maalesef ki var. Sanıyorum türün yaygın olmadığı birçok yerde de aynı durumun geçerli olacağını varsaymak yanlış olmaz.
Gelgelelim WW2 temalı pır-pır biplane içerenler haricinde, shmup’lardaki avatarlarımız aslında çoğunlukla modern savaş uçakları / jetleri olmayıp, modern jetlerin tasarımlarından öykünenler de dâhil olmak üzere, orijinal tasarımlı ve genellikle uzay gemisi nitelikli bir şekilde hünerli (veya benim durumumda hünersiz, 10 parmağımda 0 marifet 🙂 ) ellerimize teslim edilegelmekteler.
“Kardeşim sadede gel, çıkar ağzındaki baklayı” diyecek olursanız, bu durumun ve son zamanlarda lanet bir transformers çakması uçak figürü almamla başlamış olan diecast jetleri alışveriş çılgınlığımın da bir sonucu olarak “Gerçek hayat jetlerinin yer aldığı shmup’larla ilgili bir dosya hazırlasam fena mı olur ya?” diye düşünür oldum. Bu kapsamda, çok fazla düşünmenin de iyi olmayacağını göz önünde bulundurarak, çalakalem, mini (pek de mini olmadı aslında) bir dosya ile karşınızdayım efendim.
GERÇEK JETLER Mİ? NE GEREK VAR ALLASEN… BİZE VIC VIPER, R-9 ARROWHEAD VE MK-II YETER!
Doğruya doğru, klasik ve ikonik bu gemilerin bizlerdeki yeri her zaman ayrıdır. Çift burunlu, jilet gibi Vic Viper T301, Bydo’ları deliğinden çıkarıp badeleyen R-9 ya da aşk kırmızısı Raiden MK-II… Hiçbiri bozmaz, oynar dururuz ama enerji kaynaklarını çeşitlendirmek gerektiği gibi shmupların da gemilerini çeşitlendirmek gerekir. Bu da işe ufak da olsa bir tat katar mı? Katar… Hem de bal gibi katar.



Bu açıdan askeri temalı shmup’lar zaten 80’lerden beri bu çeşitlendirme ve lezzetlendirme görevini, gerek pır-pırlar, gerekse helikopterler ile alçak irtifadan yerine getirmeye başlamışlardı.


Bununla beraber, gerçekleştirmiş olduğum arama tarama çalışmaları sonucunda, tamamı 1982 tarihli; Konami imzalı Time Pilot, Atari 2600 klasiklerinden River Raid ve Data East’ten Zoar olmak üzere üç oyunda hayali jet tasarımları bulunsa da, gerçek modern jetlerin kullanımı konusunda öncü olarak tespit etmiş olduğum ilk oyunumuz, camiada ziyadesi ile bilinen Area 88 / U.N. Squadron! pek de bilinmeyen bir oyun olan XX Mission! Japonya çıkış tarihlerine göre* kronolojik olarak dosyamızdaki oyunlar ise şu şekilde…
| Oyun | Geliştirici | Çıkış Tarihi |
| XX Mission | UPL | Ekim 1986 |
| Flak Attack / MX5000 | Konami | Ağustos 1987 |
| Area 88 / U.N. Squadron | CAPCOM | Ağustos 1989 |
| Task Force Harrier | NHK | Ekim 1989 |
| Aerial Assault | SEGA | Temmuz 1990 |
| U.S. Navy / Carrier Air Wing | CAPCOM | Ekim 1990 |
| Sonic Wings / Aerofighters | Video System | Mart 1992 |
| F/A – Fighter & Attacker | Namco | Ekim 1992 |
| Grid Seeker: Project Storm Hammer | Taito | Aralık 1992 |
| Air Gallet | Gazelle | Şubat 1996 |
| Storm Blade | Visco | Aralık 1996 |
| Strikers 1945 III / 1999 | Psikyo | Ekim 1999 |
88. bölgeye dalaraktan Metal Slu.. pardon, XX Mission ile listemize bakmaya başlayalım!
XX MISSION: BUGÜNKÜ SHMUP YEMEĞİ TARİFİMİZDE BOLCA XEVIOUS VE BİR TUTAM TOP GUN VAR…
UPL firmasının 1986 yılında yayınladığı vertical bir shmup olan XX Mission hakkında, dosyamıza konu olan, isim olarak olmasa da görsel detayları ile gerçek bir jet tasarımına sahip ilk shmup olma niteliğini taşıyor olmasından başka fazlaca söylenebilecek bir şey yok. Açalım…
Üstte de görsellerine yer verdiğimiz, Capcom ve Toaplan’ın ortaya koyduğu askeri temalı shmuplar haricinde, Gradius gibi bir efsanenin de 1985 yılında yayınlanmış olması, UPL firmasının XX Mission gibi zamanının gerisinde kalan bir oyunu nasıl olup da 1986 yılında ortama saldığına anlam vermeyi oldukça zorlaştırıyor. XX Mission gerek grafik, gerek müzik, gerekse oynanış açısından 1982 tarihli Xevious oyunundan ancak bir tık ileride bir oyun niteliğinde.


Muhtemelen, oyunun yayınlandığı yılın mayıs ayında vizyona giren Top Gun’ın yarattığı jet uçağı, özellikle de oyundaki uçağımızın da resmen birebir tasarımına sahip olduğu F-14 Tomcat çılgınlığını gören, öngörü sahibi UPL firması XX Mission’ı “Derhal Tomcat’in olduğu bir oyun yapmamız lazım!” mantalitesi ve Xevious temeli üzerine inşa yolu ile çalakalem ortaya çıkarmış. Çıkarmış çıkarmasına da, ortaya çıkan “şey” pek bir şeye bezememiş 🙂
Tamam oyun Xevious’tan biraz daha hızlı (o kadar da olsun artık) ve Xevious’ta olmayan bir power up sistemi de var ama hepsi bu kadar. Ha bir de “wing sweep” animasyonlu Tomcat var 🙂 Deniz, kum ve çayır çimen geze geze, bölüm sistemi olmadan ilerlediğimiz oyunda, boss olarak nitelendirilebilecek, altta görebileceğiniz Tu-160’a benzeyen bir uçakla birkaç kez karşılaşsak da, benzer döngüde bir süre devam edip, yine altta görülen, “sana bu kadar oyun yeter” tadında, son derece anlamlı bir mesajla pat diye kaçınılmaz sona ulaşıyoruz.


Açıkçası tarihteki yerini (ve şükusunu) vermek lazım ama bence bu oyun Tomcat’le bile çekilmez. Yine de “denizden shmup çıksa yerim” diyen shmup canavarlarındansanız oyuna Arcade Archives serisi ile modern platformlarda ulaşabilirsiniz. Ama vereceğiniz paraya değer mi? Karar sizin…
FLAK ATTACK / MX5000: İKİ İSMİ DE BİRBİRİNDEN KÖTÜ AMA KENDİSİ GÜZEL BİR SHMUP…
Bu oyunlara bu isimleri kim veriyor kuzum? Bazı oyunlara verilen isimlere akıl sır erdirmek güç. Hele de bu isimleri Konami gibi profilik bir firma verdi ise… Her neyse, XX Mission faciasından sonra takvimler 1987’yi gösteriyor. Yine oldukça klasik bir oynanışa sahip bir shmup ve model numarası 1 sayı ilerletilmiş bir jet ile karşı karşıyayız. Oyunlardan Flak Attack, jetlerden de F-15 zamanı!


Vertical bir shmup olan Flak Attack’da (bundan sonra FA), yine Xevious benzeri klasik bir oynanış ile karşı karşıyayız. Yani FA’ın da çığır açıcı bir oynanışa sahip olduğunu maalesef ki söyleyemeyiz. İşin ilginç yani 1987 tarihli, yine Konami yapımı A-Jax’ın klasik shmup segmentleri, FA’dan daha gelişmiş bir oynanışa sahip. Bununla beraber FA’nın kendine has bazı güzel özellikleri yok değil.


Oyunun iki önemli ve kendine has özelliği var. Bunlardan ilki power-up sistemi. Ekranın üst kısmında “plane” ve “tank” olmak üzere, iki tane ilk bakışta ne olduğu çözülemeyen bar var. “Plane” uçan hedefleri, “tank” da yer hedeflerini vurduğunuzda doluyor. Bunlar dolduğunda ise kısa bir süre sonra yerde toplayabileceğiniz bir tile boyutunda, plane için hava atışınızı, tank için de yer hedefleri mıhlamakta kullandığınız bombanızı güçlendiren bir power-up beliriyor. Bu barlar can verdiğinizde sıfırlanmıyor ama bölüm geçişlerinde sıfırlanıyorlar. Bölüm sonu boşsuna ulaşmadan can verirseniz ve bar boş ise hem atış gücünüzden, hem de bölüm sonunda bu barların doluluğuna göre alacağınız puandan oluyorsunuz. Zekice bir sistem…


İkinci değişik özellik ise boss’larda ortaya çıkıyor. Boss dövüşü esnasında jetimiz yere yakınlaşıyor ve oyun uçağımızı 8 yönlü olarak kontrol edebildiğimiz bir arena shump’a dönüşüyor. Thunder Force II’nin üstten bakış bölümleri gibi düşünebilirsiniz. Bu da gayet enteresan bir özellik olmuş bence.
Bu iki özellik sayesinde ben bu oyunu oynamaktan gerçekten keyif aldım ama keyfim çok da uzun süreli olamadı. Zira oyun bana ziyadesi ile zor geldi. Oyun hakkında bazı yorumlarda çok kolay olduğu ile ilgili ifadeler gördüm ama bana pek de öyle gelmedi. Belki de oyun bana ters geldi, bilemiyorum.

5 bölümün 2-loop’u ardından ulaştığımız oyunun sonunda nihayet yere tekrar ayak basıyoruz. Dönemine göre güzel görselleri ile XX Mission’a göre ayakları yere çok daha iyi basan FA’yı benzer şekilde Hamster’ın Arcade Archive serisi kapsamında alıp deneyebilirsiniz. Zor, çok da yenilikçi olamayan ama keyifli bir shmup…
AREA 88 / U.N. SQUADRON: O BİR ANİME UYARLAMASI!
En sevilen ve beğenilen shmuplar listesi deyince nedense akla pek de gelmeyen (yayıncısı olduğu Progear ve Dimahoo hariç) CAPCOM aslında özellikle klasik shmuplar şöhret kaldırımında ayak izleri gayet de önde bulunması gereken bir geliştirici. Zaten dosyamızın başlarında 1984 yapımı 1942 ile gerçek askeri araçların kullanıldığı oyunlar konusunda ilklerden olma rolünü kimseciklere kaptırmadığından bahsetmiştik.
Moderin jetler açısından da durum farklı değil. Sene 1989, aylardan Ağustos. Capcom esasen bir manga uyarlaması olan Area 88 ile karşımızda.



CAPCOM’un shmuplar konusunda o zamana kadarki trendleri ile uyumsuz bir şekilde, horizontal bir shmup olan Area 88’e; gerek tasarımsal gerekse oynanış açısından aslında firmanın bu alanda batıda (en azından bizim topraklarda) daha fazla bilinen, yine bu dosyada ayrı olarak ele alacağımız U.S. Navy / Carrier Air Wing’in öncül oyunu dersek yalan olmaz.
Tasarımsal özellikten kasıt, Kuzey Amerika arcade posterinde arz-ı endam eden F-14 Tomcat’lerden de görüldüğü üzere gerçek hayat jetleri tabi ki. Yoksa JP arcade posterinde de kokpitten böbür atan, melankolik bakışlı acar pilotumuz Shin Kazama (Tekken Kazama’lar ile bir akrabalığı var mıdır acaba? OMG! Yoksa Namco bu oyundan mı çaldı?!) nerede, CAW’deki Topgun filminden çıkmış tiplemeler nerede. Bu açıdan benzeşmiyorlar tabisi…
Karakterler ve uçaklar demişken; oyunda seçimimize sunulan 3 pilotumuz ve ne kadar ilginçtir ki, kişi başı bir tane olmak üzere 3 tane de uçağımız. Bir pilot ve bir uçağı zaten söyledik. Diğerlerini de aşağıda görebilirsiniz.

Her biri farklı atış tiplerine ve karakteristiklere sahip uçak/pilot seçimizi yaptıktan sonra klasik bir horizontal shmup ile karşı karşıya geliyoruz. Ama birkaç farklılık ile… Açalım. O dönemki klasik bir arcade shump için beklenen “power-up’ları topla, önüne geleni patlat ve skorunu yükselt” döngüsü Area 88 için de geçerli tabi ki ama oyunda her shmup’ta rastlanmayan can sistemi yerine, yine her shmup’ta rastlanmayan bir özellik olan, bölüm aralarında karşımıza çıkan dükkanda geliştirebildiğimiz ve her bölüm arasında tazelenen hayat barı sistemi var. Bu durum da oyunu diğer, türün yabancılarının yaygın tabiri ile, jeton canavarlarına göre daha kullanıcı dostu ve ulaşılabilir yapıyor.
Dükkan sisteminde sayılı kullanıma sahip çeşitli ikincil silahlar ve bizi birkaç atıştan koruyan Gradius serisindekine benzer bir kalkan da yeterli paramız var ise alabileceğimiz seçenekler arasında sunuluyor. Para demişken, oyunda skor = para olduğu için, skoru yüksek tutmak aslında hayatta kalmayı kolaylaştıran bu geliştirmeleri yapabilmemiz için de son derece önemli.


10 bölüm boyunca B2’nin de aralarında bulunduğu çeşitli devasa bölüm sonu canavarları ile it dalaşına girdiğimiz Area 88’in çeşitli ev versiyonları da bulunuyor. US Gold tarafından o zamanın diğer bilgisayar portları misali “resme baka baka” yapılmış gibi görünen ve direkt çevrimler olan (daha doğrusu olmaya çalışan) Atari ST ve Amiga versiyonları dışında, 1991 yılında piyasaya sürülen, oyunun bir nevi Ex (bir sonraki oyunda göreceğiz) versiyonu olan SNES/SFC sürümü en iyi ve en önemli portu konumunda.


SNES versiyonunda yine 10 bölüm bulunmakla beraber, bu bölümlerin bazıları arcade versiyonundan biraz farklı, oyunun bölüm diziliminin bir nevi remiks niteliğinde olduğu söylenebilir. Bununla beraber bosslar açısında da bazı farklılıklar var, örneğin SNES versiyonunda arcade versiyonunda bulunmayan SR-71 (üstte) karşımıza boss olarak çıkıyor. Bunun dışında uçak sayısı da, eklenen başlangıç uçağı F8E ve ayrıca ileriki seviyelerde kullanımımıza sunulan YF-23 ve (hayali bir uçak olan) F-200 ile zenginleştirilmiş durumda.
Horizontal shmup sevenler için halen güzel bir seçenek olan Area 88’in lisans bir yapım olması nedeniyle maalesef ki SNES sonrası hiçbir portu bulunmuyor. Bu nedenle emulasyon veya durumu müsait olanlar için PCB veya SNES portu oyunu oynamak için sırasıyla en iyi seçenekler.
Area 88’den çıkış yapalım. Bu alanın öncülerinden olan bir diğer oyun ise, birinciliği sadece iki ay ile Area 88’e kaptıran ve oyuna ismini veren VTOL jet Harrier’ın başrolde olduğu, NMK firması tarafından geliştirilmiş olan Task Force Harrier!
TASK FORCE HARRIER: “USTA BİZE BİR TOMBİK ÇEK, TORPİLLİ OLSUN!”
Bilenler bilir… Çok sevilen ama shmup olmayan başka bir oyunda (SFZ2) da karşımıza çıkan, helikopter mi jet mi olduğu tartışmalı, az yakan, çok kaçan İngiliz orijinli Harrier, dikey kalkış yapabilmesi haricinde değişik de bir görünüme sahip havalı bir jet.

Jetimiz şekil, önümüzden çekil… Jet güzel de oyundan haber ver diyecek olur iseniz, oyunu oynama fırsatım olmadı ama oynanış videolarından gördüğüm kadarıyla zamanın ruhuna sahip, önüne geleni patlat dışında bir olayı olmayan klasik bir shmup’a koymuşlar benim tombul yanaklımı… Bozar mı? Bozmaz… Bazen de klasik bir shmup oynayası geliyor insanın.


Title screen’de alamet-i farikası dikine kalkış olayını yapıştıran Harrier’ımız, 3 tane F-15’in de bize eşlik ettiği açılış sekansında ise pistten kalkıyor, hafif üzüyor. Ama sadece hafifçe… Üz ve bırak. Power up olarak da yanımıza iki tane senkronize uydu helikopter takarak yüzümüzde hafif bir tebessüme yol açan TFH, grafik ve müzik olarak (ikinci bölüm müziği hariç) ortalama bir oyun diyebilirim. Bölüm sonunda tekrar iniş yapmamız ve bakım ekibinin uçağımızın etrafına toplaşıp hızlı bir servis yapması zamanına göre güzel detaylar…
Tombiğimiz Harrier’imiz o zamanlar biraz ses getirmiş olacak ki, TFH, shmup’lar açısından bolluk ve bereket sahibi güzide konsol Sega Mega Drive’a, orası burası ile hafif oynanmış olarak TFH Ex adı altında portlanmış. TFH Ex versiyonu; ilgi çekici bir intro, hatunlu ara sahneler, uydu kontrolü gibi yenilikler getirirken, arcade versiyonu için dile getirmiş olduğum hoşluklardan bazıları da çevrim sırasında kaybolmuş. Hani kulakların pasını silen Stage 2 musikisi, hani bıdı bıdı koşturan bakım ekibimiz… Bakım ekibi sahneleri yerine konulmuş olan el sallayan hatun (aşağıda) bence aynı tadı vermiyor. Tahmin edilebileceği üzere grafikler de, o zamanki çoğu Arcade uyarlamasında olduğu gibi, Arcade versiyonu ile aynı seviyede maalesef ki değil 🙁


Sonuç olarak gerek Hamster’ın ACA serisi kapsamında güncel konsollarda da yayınlanmış Arcade versiyonu, gerekse SMD’deki Ex portu ile TFH; yüksek yoğunluklu veya aşırı hızlı mermi patternlerine sahip olmaması sayesinde makul bir sürede 1CC yapılabilecek klasik bir shump arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Ayrıca Harrier ile oynayabilmek de işin cilası…
Bu kategorideki bir sonraki oyunumuz ise beklemediğimiz yerden, konsol tarafından vurup geçmiş. Bakalım neymiş…
AERIAL ASSAULT: F-15… PARDON, FREEDOM FIGHTER GÖKLERDE!
İlk konsolum Sega Master System (SMS)… Bende yeri ayrıdır. Shmuplar açısından özellikle Aleste serisindeki iki oyun olan Power Strike, devamı Power Strike II ve R-Type’ın Compile tarafından yapılan portu sağolsun, bir NES kadar olmasa da güzel örneklere sahip “Güzide Konsol Sr.” SMS’in kütüphanesinde öne çıkan bir oyun olamamış Aerial Assault, günümüzde SIMS adı ile bilinen Sanritsu firması tarafından geliştirilmiş, yine çok büyük bir yeniliği bulunmayan ama otantik ve güzel görünen bir shmup.
SMS’deki versiyonu ile pek bir alakası bulunmayan bambaşka (ve itiraf etmeliyim ki, pek de hoş olmayan) bir formda Sega Game Gear’da da yayınlanmış Aerial Assault’un dosyamız açısından önemi ise gelmiş geçmiş en kallavi jetlerden biri olan F-15’i, (lisans ücretleri sağ olsun) Freedom Fighter adıyla uçurabildiğimiz ilk horizontal shmup olması!


Benziyor, benzemiyor… Bu olayları bir kenara bırakalım. Bu oyun nasıl bir oyun, ona bakalım. Yalan yok, bu oyunu da henüz oynamış değilim ancak videolardan göz attığım kadarıyla Aerial Assault, bana 8-bit bir shmup olarak geçer not alabilecek bir oyun gibi göründü. Zira 2020’lerde çıkmış ancak bu oyunu mumla aratacak indie shmuplar, her türlü platformda ziyadesi ile mevcut.
İç açıcı deniz manzarasından, uzayın karanlık boşluğuna (F-15 ile uzaya gitmek mi? Güzel kafalar!) uzanan 5 bölümlük maceramız boyunca, klasik bir shmup’ın olmazsa olmazları çeşitli power-up’lar ile jetimizi güçlendirebildiğimiz gibi (az buz değil, 9 tane ana silah, 5 tane de ikincili sayılı kullanıma sahip silahımız var), gemimizin hızını artıran, puan veren, hatta ve hatta bizi iadeli taahhütlü olarak eşek cennetine yollayan çeşit çeşit eşya da toplamamız için bizleri bekliyor. Yuppi!


Sadede gelirsek, grafikleri, müzikleri ve oynanışı ile SMS için çok da fena olmayan bir shmup seçeneği niteliğindeki Aerial Assault en azından bir kere denemeye değer… Şunun şurasında F-15 ile oynanabilen haç shmup var ki? Ancak GG versiyonu… Aman aman aman… Puu… Puu!
U.S. NAVY / CARRIER AIR WING: AREA 88’İ BİR DE ABD USÜLÜ PİŞİRELİM…
Area 88 hakkında yazıp çizdiğim çoğu şey aslında U.S. Navy / Carrier Air Wing (bundan sonra CAW) için de geçerli, zira oyun Area 88’i bir de batıya yönelik tekrar yapalım modu ile yapıldığı belli olan, her ne kadar Area 88’in devamı olsa da, devamdan çok re-imagined niteliğinde bir oyun.


Ancak ve ancak, bu oyuna ülkemiz için bir parantez açmak lazım, zira CAW, eski dönem Phoenix (arcade’de oyandığım ilk shmup olur kendileri) gibi oyunları saymazsak, ülkemizde zamanında aktüel olarak oynandığına şahit olduğum yegane shmup. Ülkemiz arcade salonlarında Raiden, Sengoku Blade ve Raystorm gibi shmuplar ile çıktıkları dönemlerde karşılaşmış olsam da, bunları oynayan bir kişiye bile şahit olmamıştım. Öyle boşta çalışıp dururlardı. Zaten bu kadar boşta çalışan oyunları da arcade salonu sahipleri ilk vakitte salondan postalarlardı.
Peki CAW’i diğer oyunlardan ayıran, zor shmupları sevmeyenler için farklı kılan neydi? Area 88’de de olan life bar sistemi tabi ki. Ama burada biraz farklı, life barı aynı zamanda da yakıt olarak işlev görüyor. Yani bölüm boyunca vurulmasak da giderek azalıyor. Yani oyun sizi kolay yoldan oyundan sepetlemeye çalışıyor da diyebiliriz. Yine de klasik life sisteminden daha affedici tabi ki…
Oyundaki uçak seçeneklerimiz arasında, yine Area 88’de de bulunan F-14 Tomcat’e ek olarak, F-18 Hornet ve A-6 Intruder uçakları bulunuyor. Area 88’in arcade versiyonundan farklı olarak tüm uçaklar aynı atış tiplerini alabiliyor ancak hepsinin yine diğerlerine göre daha iyi olduğu bir alan var. F-14 en yüksek ana atış gücüne sahipken, A-6 ikincil silahlarda daha iyi bir seçenek. F-18 ise orta nokta diyebiliriz. Bunun dışında uçaklar yine Area 88’den gelen bir özellik olan bölüm arası dükkandaki ikincil silah seçenekleri açısından da farklılık göstermekteler. F-14’ün ikincil silahları hava füzelerine odaklı ilen, A-6 ise bomba odaklı bir silah seçeneği setine sahip. F-18 burada da ikisini arasında, her ikisinden de seçenekler içeren, dengeli bir sete sahip.

1990 yılında piyasaya sürülmüş olan CAW her ne kadar sizi pistten almaya odaklı yakıt sistemi ve mermi süngeri bölüm sonu bossları ile bu yönlerden Area 88 kadar iyi bir oyun olmasa da, oyunun Area 88’den daha iyi olduğu bir alan var, o da grafikleri. Capcom’un sadece 1 yıl sonra grafiksel (özellikle arka planlar) açıdan daha güzel bir oyun ortaya koyduğunu söylersek yanlış olmaz. Kendi gözlerimizle görelim…


Area 88’den tamamen farklı olarak, çıktığı dönemde gerek bilgisayarlar, gerekse ev konsolları için herhangi bir portu bulunmayan CAW, yakın zamanda Capcom Arcade Stadium ile hem Steam hem de güncel konsollarda ulaşılabilir ve oynanabilir hale geldi. Dolayısıyla CAW’i ister DLC olarak tekil oyun şeklinde, ister paket olarak (iki türlü de sıklıkla indirime giriyor) Capcom Arcade Stadium’da deneyimlemek her shmup severin bir görevi olmalı. O kadar gömdük oyunu, bari buradan yüceltelim 🙂 Sıradaki oyun gelsin…
SONIC WINGS: “2-3 JET BİZE YETMEZ USTAM… YAP ORTAYA BİR KARIŞIK!” DÖNEMİ – EP I
Şu ana kadar ele aldığımız oyunlar, uçak sayısı açısından en fazla 3 uçağa kadar içeren oyunlardı. Başlıktaki gibi “iki-üç uçak benim neyime yetsin, bana daha fazlası lazım!” diyorsanız ilacınızı yıllar önce Video System firması geliştirmiş, hadi yine iyisiniz!
1992 tarihli Sonic Wings (batıda Aerofighters) ile başlayan seride, 3 ana oyun, bir tane remiks oyun (Limited/Special) ve yakın zamanda çıkmış ancak beklentileri pek de tatmin edememiş Reunion olmak üzere toplamda 5 oyun var. Bu oyunları belki ileride ayrı ayrı ele alırız ama bu dosyada spesifik bir oyuna odaklanmaktansa seriye genel bir bakış sunmayı düşünüyorum ki zaten hali hazırda oldukça doyurucu olan dosyamız mide fesadına yol açmasın 🙂
Öncelikle Sonic Wings deyince Psikyo’dan bahsetmeden geçemeyiz zira Psikyo oyunlarını bilen ama Sonic Wings’i bilmeyen birine SW’i gösterseniz “Aa, bu ne ya? Psikyo oyunlarına ne kadar da benziyor… Tıpkısının aynısı!” gibi bir tepki alabilirsiniz. Özellikle daha sonra değineceğimiz Strikers serisine. Bomba ve power-up ikonları, fontlar vs neredeyse birebir aynı. “Gel yarın sirkte işe başla!” diyebileceğiniz birbirinden eksantrik kadro da yine Psikyo’nun alamet-i farikası gibi. Tüm bunlar ise bir rastlantı değil. Şöyle ki Psikyo firması Video System’den, özellikle SW’i geliştiren ekipten ayrılan kişilerin kurduğu bir firma. Yani aralarında organik bir bağ var. Bu ufak anekdottan sonra gelin bakalım bu karakterler kimlermiş, hangi uçaklara binerlermiş! Aman da aman, agucuk gugucuk! (Arada fazla genç bir pilot da olduğundan bu espri çok da yersiz değil aslında 🙂 )


Uçak sayısı bayağı bir fazla olduğu için tablo olarak sunmak daha mantıklı. Tabloda görülebileceği üzere ilk iki oyunda 8’er uçak varken, esasen remiks bir oyun niteliğinde olan SWS’de bu sayı 12’ye çıkmış durumda. İlk oyunda olup, ikinci oyundan olmayan bazı uçaklar SWS’de geri dönerlerken F-18 Hornet, AJ-37 Viggen ve JAS-39 Gripen sadece ilk oyunda bulunuyorlar. Ya SW3 diye bir oyun da vardı… O niye burada yok derseniz, SW3’te WW2 tarzı uçaklar olduğundan dosya dışı kaldı 🙂 SW3’teki uçakların SWS’de her bir pilot için alternatif uçaklar olarak açılabilir olduğunu da bu vesile ile belirtmekte fayda var. Bir taşla iki kuş…
| Ülke | Pilot | SW | SW2 | SWS |
| ABD | Keaton, Blaster | F-18 Hornet* | F-117N Seahawk^ | F-117N Seahawk |
| Silver, Captain | – | A-10 Thunderbolt II^ | A-10 Thunderbolt II | |
| Bishop, Keith | F-14 Tomcat | – | – | |
| Japonya | Hien | FS-X | FS-X | FS-X |
| Mao Mao | F-15 Eagle | F-15 Eagle | F-15 Eagle | |
| Rusya | Volk | – | – | Ka-50 Hokum+H |
| Chaika and Pooshika | – | – | IL-102+ | |
| İsveç | Kowful | AJ-37 Viggen | – | AJ-37 Viggen |
| Tee-Bee A-10 | JAS-39 Gripen* | – | F-104 Starfighter+ | |
| PKF | Whity | – | YF-23^ | YF-23 |
| River-n-White, Lord | IDS* | – | AV-8 Harrier II | |
| NATO | Angela | – | Rafale M^ | Rafale M |
| Ellen and Cincia | – | F-14 Tomcat | F-14 Tomcat | |
| İngiltere | Sid Pride, William | AV-8 Harrier II | – | – |
| Sir Pride, Arthur | AV-8 Harrier II | – |
İşin en cıncıklı kısmı olan uçak envanterinden bahsettikten sonra oynanıştan da biraz bahsedelim. SW serisi klasik shmup düzeni olan “önüne geleni patlat, power-up/puan eşyalarını topla ve puanını yükselt”ten çok da ayrılmayan bir oyun. O bakımdan oynanış hakkı söylenebilecek belki tek farklılık yaratan unsur zamanla değeri değişen, ülkeye göre de görseli değişen (aşağıda görülen örnek Hien ile yen örneği, kafiyeli oldu ha!) skor eşyaları. Skor eşyası olayı Psikyo’nun da uzmanlığı olduğu için pek de şaşırtıcı bir durum değil.


Yine Psikyo ile benzeşen bir ayrı özellik, ikinci oyunda görülen Sengoku Blade ve Gunbird serilerine benzer şekilde, karakterler arasında geçen diyaloglar. İki kişilik oyunda seçtiğimiz iki pilot arasında gülümseten diyaloglar geçerken, oyunu iki kişi tamamladığımız zaman bayağı eğlenceli sonlar ile karşılaşabiliyoruz. Başka bir deyişle her bir karakterin ve karakter çiftinin (takım bazında) ayrı olmak üzere oyunda toplamda 36 adet son var, muazzam bir rakam 🙂


Ha bu arada serinin ikinci ve üçüncü oyunları, Neo Geo MVS platformu sağolsun, ilk oyundan farklı olarak vertizontal formatta geliştirilmiş. Bu durum ise tek başına Psikyo firmasının kurulmasına yol açan bir durum aynı zamanda. Bir anekdot olarak buraya bırakalım. Oyunun grafiksel olarak Psikyo oyunlarını andırdığını zaten söylemiştik. Bunun olumlu bir şey olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Gayet kaliteli ve zamansız bir piksel art stiline sahip seriden özellikle Special, tek bir oyun seçilecek ise ilk seçenek olması gereken başlık diyebilirim.
İlk oyunun SNES portu olmakla beraber, arcade versiyonuna ACA serisi ile PS4/NS’de kolaylıkla ulaşılabildiğinden SNES versiyonu maalesef ki geçersiz bir versiyon konumuna düşmüş durumda. Yine benzer şekilde SW2, ACA NEOGEO serisinde yer aldığından ilk oyun için belirttiğim platformlara ek olarak Xbox ekosisteminde (yehu, bu kelimeyi de kullanma fırsatını yakaladım en sonunda!) de mevcut. Uzunca bir süre sadece Saturn ve PS1’de ulaşılabilen SWS’nin ise geçtiğimiz aylarda PS5 ve NS2 için Console Archives serisi kapsamında bir portu yayınlandı. Bu konsollere ulaşımı olanlar SWS’yi de dijital olarak kütüphanelerine ekleyebilirler.
Bir şey fark ettiniz mi bilmem. Reunion’dan hiç bahsetmedim. Onu da bulmak ve edinmek gayet kolay ama serinin klasik oyunları yanında kötü 3D grafikleri ile gayet yavan duruyor. Bence uzak durmakta fayda var…

F/A – FIGHTER & ATTACKER: BENDE 16 AS VAR! RESTİNE REST ULAN!
En fazla uçağın olduğu oyun SW diye bilenler… Yalnız değilsiniz ama yanılıyorsunuz! Namco’nun 1992 yılında SW’e karşı atak olarak çıkardığını tahmin ettiğim F/A, batıdaki adı ile Fighter & Attacker (ne kadar da orijinal isimler bunlar böyle –gerçi en azından oyunun jetler ile ilgili olduğunu anlamamı sağladı-), uçak sayısında çıtayı bir daha aşılamayacak şekilde yükseltmiş. Uçağımız bol ama keyfimiz de bol mu acaba? Orası biraz tartışmalı…


Üstte de görüldüğü gibi F15’ten F-177’ye toplam 16 uçak elimizin altında. “Daha ne olsun?” diye düşünebilirsiniz ama bu uçaklar birincil atış tipine göre 5 grup ve her grupta 3 tip ikincil silah olacak şekilde gruplanmış. Ha, her kombinasyon özel, eyvallah da… Nihayetinde bir kombinasyon durumu söz konusu. Yani birbirlerinden öyle süper bir farkları yok. Bu da çok uçak koyalım derken biraz kolaya kaçılmış izlenimi vermiyor değil.
Peki oynanış nasıl? Oynanış da yine XX Mission ve FA’nın izinden gidecek şekilde, bir klasik ana atış ve bomba kombinasyonu içeren gayet klasik bir tarza sahip. Hatta XX Mission’dan 6, FA’da da 5 yıl sonra çıkmış bir oyunda onlardan bile daha klasik bir oynanış var. Oyunda power-up, skor eşyası vs hiçbir toplanabilen bir şey yok! 1992 yılında çıkmış bir shmup’ta niye böyle bir oynanış seçilmiş, firmada kimse mi “bu iş böyle olmaz arkadaş!” dememiş, inanılmaz bir durum. Muhtemelen “bu oyunda gerçek jetler var, gerçek hayatta gökyüzünde toplamamızı bekleyen power-up’lar mı var allasen?!” mantığı ile gerçekçiliği desteklemek adına alınmış olabilecek bir karar, gerçekçiliğin uzağından yakınından geçmeyen bir oyun türü için gayet saçma bir seçim olmuş.
Ha, “hiç mi ilginç bir şey yok bu oyunda?” derseniz… Patlattığımız araçlardan sağ kalan ve yardım çığlıkları atan savaş esirlerini yerden (veya gökten) armut gibi toplayabiliyoruz. Bölüm sonunda o noktaya kadar can vermeden getirdiğimiz savaş esirleri ise bize yol, su, elektrik (kısaca puan) olarak geri dönüyor. Oyunda oynanış açısından bahsedilebilecek başka bir şey de pek yok açıkçası.


En azından görsel ve işitsel olarak dönemin standartlarını karşılayan bir oyun ile karşı karşıyayız. Oyunun piksel tasarımı gayet hoş görünüyor. Ayrı bir parantez açmak gereken husus ise oyunun müzikleri… Efsane besteci Shinji Hosoe ve tanımadığım besteci Takayuki Aihara imzalı, tekno ve rave tarzındaki müzikler gerçekten kulağa oldukça hoş geliyor.
En çok uçak olan shmup’ı oynamak isteyenler için, her ne kadar oynanış açısından zamanın oldukça gerisinde kalsa da, görsel ve işitsel artıları ile çok kötü bir seçenek olmayan F&A; XX Mission ve FA gibi yine Arcade Archives kapsamında güncel platformlarda (ancak gördüğüm kadarıyla sadece Japonya’da) yayınlanmış durumda. Oyunu oynamak için alternatif seçeneği söylememe gerek yok diye düşünüyorum 🙂
GRID SEEKER: PROJECT STORM HAMMER “B2: YETER GARİ, BİRAZ DA BEN OYNAYACAĞIM!”
Uçak sayımız SW serisi ve F&A ile pik yaptığına göre yine az uçaklı ama bol mermili oyunlara doğru yol alabiliriz. İsme bak, hizaya gel! Gerek Darius ve Ray serileri olsun, gerekse Metal Black gibi tekil ama önemli yapımlar olsun, shmup’lar konusunda her zaman önde gelen geliştiriciler arasında yer almış Taito, 1992 yılında “gerçek hava araçları bulunan bir shmup da ben patlatayım, voleyi vurayım” demiş olacak ki, bu kategoriye cuk diye oturan Grid Seeker: Project Storm Hammer’ı biz shmup severlerle buluşturmuş.


Gerçek hava araçları dememin sebebi, üstte de görüldüğü üzere, GS’da kullanımımıza sunulan hava araçlarından sadece ikisi uçak, bunlara ek olarak bir de helikopterimiz var. Bozar mı? Bozmaz… Çünkü iki uçaktan biri, oynanılabilir olarak görmeye pek alışkın olmadığımız Northrop Grumman B-2 Spirit! Diğer uçağımız ise yine F-14 Tomcat. F-14 gibi baba bir uçağın sadece Area 88 ve CAW ile shmup hikayesini tamamlayacağını sanmıyordunuz umarım 🙂 Helikopteri de çok dışlamayalım. O da kendi kategorisinde ikonik bir efsane olan Apache… Adına ne oyunları çıkmış, üzerine ne oyunlar oynanmış baba-kopter bu!
Taarruz envanterimizi bir kenara bırakıp, bu oyun nasıl bir oyun diye soracak olursak… Oyun hakkında ilk bahsetmem gereken şey R-Type’tan (Image Fight’ı da tabi) ilham almış oynanış sistemi. Oyuna adını veren Grid sistemi, Gyrodrive Reactive Intercept Device teriminin kısaltması. “Bu da ne ola ki?” derseniz R-Type etkisi burada devreye giriyor. Force gibi, oryantasyonunu değiştirebildiğimiz, uçağımızı (veya helikopterimizi, Apache alınmasın ama bundan sonra uçak diyeceğim kısaca) mermilerden koruyan bir kalkan görevi de gören ikincil atış sistemi.
Oynanış yine klasik bir vertical shmup’tan çok farklı olmasa da, bu sistem gerçekten oyuna değişik bir tat katmış. GRID tarafından absorbe edilen mermiler bomba barımızı dolduruyor. Dolduğunda da 1 adet bomba hediyesi gemimize yükleniyor. Yani oyunda tek tük değil, çatır çutur süper bomba atabiliyoruz. Pek rastlanır bir şey değil. GRID’in ikinci işlevi pozisyonu değişmesi ile farklı yönleri atış yapmamızı sağlaması. Son işlevi ise hangi power-up’a (kırmızı, yeşil ve mavi ve kahverengi olmak üzere 4 adet seçeneğimiz var) sahip olduğumuza göre ikincil atış türünün ve kullanılan süper bombanın değişmesi. Daha ne olsun, bayağı bir şeye yarıyor bu GRID. Bu GRID daha size ne yapsın! Uçağın içini de mi temizlesin 🙂


Oyunda ikincil silahın türünü değiştirenler haricinde ana silahın gücünü artıran ve olay yerine kısa süreli destek ekibi sağlayan power-up’lar da mevcut. Bu kadar özellik var, eyvallah ama oynarken dikkatimi çeken bir husus gemimizin hitbox’u sanırım öküzden hallice. GRID olmasına rağmen vurulmak tahmin ettiğiniz kadar zor değil yani.
Taito’nun F3 sistemi için geliştirilen GS, sistemin sprite scaling özellikleri sağolsun, güzel bir görsellik sunuyor. Özellikle ikinci bölümdeki 3D hissi yaratan kanyon manzarası gayet hoş. Benzer efektler son bölümde de karşımıza çıkıyor. Müzikler de Taito’nun müzik ekibi Zuntata’nın elinden çıkma olduğu için gayet iyiler. Hatta bir YouTube longplay videosunun yorumları arasında bir kullanıcının zamanında oyunun müziklerini kaydetmek için arcade salonuna kaset kaydedici getirdiğini belirttiğini gördüm. “Yaman Zuntata severmişsin delikanlı!” demek istiyorum. Arcade salonunda diğer sesler karışmadan nasıl kayıt yapabilmiş diye merak ettim doğrusu… Arkada bolca “Tiger! Tiger! Shoryuken!” sesleri olması gayet olası diye düşünüyorum.
Bu oyunu nereden bulalım da oynayalım sorusunun cevabına gelecek olursak. CAW gibi bu oyun da maalesef ki zamanında ev konsollarına uyarlanmamış bir yapım olarak bir noktaya kadar shmup’ların makus talihi kitabının tozlu sayfaları arasında yer almış. Neden bir noktaya kadar diyecek olursak, oyun 2000’li yılların ortalarında PS2, Xbox ve PC için yayınlanan Taito Legends 2 koleksiyonunda yer alarak bu makus talihi yenmiş! Bununla beraber oyunu, kusursuz olmayan ses emulasyonu ile emülatörde oynamak haricinde güncel bir platformda oynayabilmek maalesef ki mümkün değil. Alternatif olarak PS2 versiyonu tercih veya emüle de edilebilir tabi ki.
AIR GALLET: JOKER JUN’UN İŞLERİ İŞTE…
Garip isimli shmup’lar kervanına bir oyun daha… Sadece iki uçak içeren, 1996 yapımı Air Gallet aslında shmup tarihi açısından oldukça önemli bir oyun… Nasıl mı? Gelin yamacıma anlatayım…
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Toaplan diye bir firma varmış. Batsugun derler bir oyundan sonra dağılmış. Firmanın önde gelen isimleri başka firmalara saçılmış. Bu isimlerden biri de Joker Jun’muş. Bir oyun yapmaya başlamış. Adı neymiş? Air Gallet 🙂 Bayat esprileri bir kenara bırakırsak, Air Gallet, Toaplan efsanesi Batsugun’un karakter ve grafik tasarımcısı Joker Jun mahlaslı Junya Inoue’nin Toaplan dönemi sonrası geliştirme ekibinde yer aldığı ilk shmup olma özelliğini taşıyor.
Junya Inoue’nin çok da gurur duymadığı bir oyun olan Air Gallet, hiçbir işe yaramadı ise bile bence Joker Jun’un Esprade’in gelişimde bu oyunda yaptığını söylediği hataları tekrarlamamasını sağlamasıyla babanın profolyosunda önemli bir yere sahip.

Gazelle firmasının geliştirdiği ve genellikle anime uyarlaması oyunlarla bilinen Banpresto’nun yayınladığı vertical bir shmup olan Air Gallet’te daha önce de belirttiğim gibi, F-15XX ve F/A18G olmak üzere iki tanecik uçağımız var. Az ve öz… Ancak ikisini de severiz, sayarız. Adlarından da anlaşılabileceği gibi sırasıyla F-15 ve F-18 temelli bu modellerin aslında asıllarına tam uygun oldukları da söylenemez, zira gerçekte olmayan geliştirilmiş modeller olarak tasarlanmışlar. Yine gerçek kategorisine sokmakta bir sakınca görmüyorum.


Bu sefer oynanıştan değil de, görsel ve işitsel öğelerden başlayalım. Air Gallet görsel olarak oldukça güzel bir oyun. Hatta ve hatta, son derece detaylı arka planları, özenli ve proporsiyonel sprite’ları ve akıcı animasyonları ile gelmiş geçmiş en iyi 2D shmup’lardan biri olduğunu söylersek yalan olmaz.


Oyunun müziklerinin de fena olmadığını söylemem lazım. Amma ve lakin aklımda çok yer eden bir melodi de olmadı. Bu açıdan ancak orta karar olduğu söylenebilir. Tabi zevkler ve renkler tartışılmaz, belli mi olur, bazılarının kulaklarının pasını da silebilir (benim kulaklar bayağı paslı galiba 🙂 ).
Oynanış açısından ise oyun Raiden’a bayağı bir benziyor. Birbirinden farklı 4 silah, üstte de görülen bazı düşmanları patlattığımızda havaya saçılan “P” ikonlarını alarak, her 4 P ikonu için 1 level olmak üzere toplamda 5 seviye artırılabiliyor. Bundan sonra alınan P ikonları puan anlamına geliyor. Tipik Toaplan… En sol altta görünen ise bomba. Oyunda biri ekran temizleyen, biri de yüksek hasar veren tipte olmak üzere iki çeşit bomba var. Son olarak puan eşyaları var. Bunları verdiği puan zamanla değişiyor. Uygun zamanda, parlarken alınırsa en yüksek puanı, solukken ise en düşük puanı veriyorlar. Burası da Psikyo’msu. Buradan da şu çıkarıma varabiliriz… Oyun eyvallah güzel de, pek yenilikçi değil. Zaten şu ana kadar fark etmişsinizdir ki, bu dosyada yer alan oyunların neredeyse hiçbiri çok yenilikçi oyunlar değiller. Gerçek uçak bir rahatlık getirmiş sanırım tasarımcılara… Veya kısıtlama, bilemiyorum Altan…
Ee peki nasıl oynarız sorusunun cevabı bu oyunda maalesef ki çıkmaz sokağa, emu street’e çıkıyor. Oyunun ne klasik sistemlerde, ne de güncel sistemlerde bir portu var. “Hiç yeni versiyonu yok mu ya? 🙁 “ derseniz, aslında var. Oyun (benim görüşüme göre) EXA lanetine uğrayarak EXA Label olarak yenilenmiş nihai bir sürüme de sahip. Ama gelin görün ki, bunu oynayabileceklerin sayısı bir elin parmaklarını geçeceğini sanmıyorum. Hatta o eldeki parmakların sayısının tam olacağını da düşünmüyorum. Ama varsa da bizim için de oynasın 🙂

EXA MEXA, her türlü bu oyunu bir oynayın abicim. Junya Inoue yapmışsa bize oynamak düşer…
STORM BLADE: TEMU’DAN ALDIĞIM SONIC WINGS…
Dosyanın en bilinmeyen, en azından bu araştırmayı yapana kadar benim bilmediğim, oyununa geldik çattık. Visco ve shmup’lar deyince benim aklıma gelen ilk ve tek oyun Vasara oluyor. Kaldı ki onu da pek başarılı bulmam ve sevmem. Bu açından Storm Blade’in de dosyanın en iyisi olmasını zaten beklemiyordum. 1996 yılının son günü, yılbaşı sürprizi gibi çıkmayı başaran bu oyun neyin nesidir? Gelin beraber bakalım…


Öncelikle ana konumuza odaklanarak uçaklara bir bakalım. Uçak sayımız yine yükselmeye başladı. Afişinde F-14 Tomcat’in (dosya adına “Tomcat ve Diğer Bazı Başka Uçaklar Olan Shmup’lar” desek yerinde olurmuş) öne çıktığı Storm Blade’de, toplamda 4 uçak var. Ama bunları 3’ü modern jet iken biri ise pır-pır kategorisinde… Diğer iki modern jetimiz ise Mig-29 ve Harrier… Harrier pembe/fuşya bu arada 🙂


Görsel açıdan fena olmayan Storm Blade’de firmanın bir başka shmup’ı Vasara gibi piksel art yerine pre-rendered sprite’lar ve grafikler kullanılmış. İş görüyorlar ama çok da ilgi çekici değil. Müzikler de aynı şekilde “gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım” modunda takılıyorlar ama gelin görün ki bu oyunda da akılda kalıcı bir melodi yok 🙂
Storm Blade oynanış açısından ise tamamen klasik. “Evdeki/TEMU’dan aldığım Video System/Psikyo” meme’sini haksız çıkarmayacak şekilde SW serisine ve Psikyo oyunlarına (aşırı bir) benzerlik gösteren oyunda sadece atış güçlendiren ve bomba stoğunu artıran iki tane power-up var. Bunlar maksimum seviyeye ulaştığında sırasıyla 2000 ve 5000 puan ediyorlar. Oyunda birkaç milyon puana ulaşıldığı düşünülürse, dünya rekoru için çabalamıyorsanız skor üzerinde çok da etkili oldukları söylenemez. Oyun zorluk açısından da esinlendiği oyunlardan bariz bir şekilde daha kolay. Uzun lafın kısası, Storm Blade oynanış olarak emule etmeye çalıştığı oyunlardan geri kalan bir yapım.


Storm Blade de, Air Gallet gibi hiçbir sistemde portu bulunmayan, oynamak için emülatörlerden başka bir seçeneğimiz olmayan bir shmup. Yakın zamanda çıkmış olan Visco Collection’da yer almaması talihsizlik olmuş ama ne diyelim. Darısı Visco Colletion II’ye belki de…
STRIKERS 1945 III / 1999: MODERN UÇAKLARI GELİN BİR DE PSİKYO’DAN OYNAYIN!
Dosyamızın son oyununa ve zurnanın zırt dediği yere geldik. Psikyo oyunları için, City Connection portları Steam’den kaldırılmadan önce mini bir dosya yapmıştık. Orada ise Strikers 1945 serisine değinmemiştim. Nedens? Çünkü her ne kadar son zamanlarda uçak modellerine sarmış olsam da, gerek modern gerekse klasik uçakları içeren shmup’lar favori listemde üst sıralarda yer almamışlardır. Bu açıdan Striker 1945 III / 1999 da Psikyo deyince aklıma gelen ilk oyunlar arasında yer alamadı.
Dahası benim bildiğim Strikers 1945, adı üzerinde WW2 temalı bir oyun serisiydi! Haksız sensin! Ters köşe yapan sensin! Ama Psikyo da “ya arkadaş, biz de bu modern jet işine geri dönsek mi?” muhtemel modu ile Video System firmasındayken SW serisi ile start verdikleri mevzuya bu oyunla geri dönmüş, hatta klasik arcade oyunları kapsamında bu defteri de (ta ki SWR çıkana kadar) sağlam bir şekilde kapatmışlar.
Striker 1945 III / 1999’da (bundan sonra S1999), bu açıdan pik yapan SWS’deki kadar olmasa da, yine bol uçaklı bir hangarla karşı karşıyayız.


Oyunun afişinden de görüldüğü üzere; F/A-18 Super Hornet, F-117, F-22, AV-8 Harrier ve F-4 Phantom II uçak seçme ekranında soldan sağa olacak şekilde ana seçeneklerimiz olarak yer alıyorlar. Ancak burada görünmeyen bir seçeneğimiz daha var: Uçak seçme ekranında çok basit bir kombinasyonla ulaşabildiğimiz, McDonnell Douglas tarafından geliştirilmiş, bir İHA konsept aracı olan X-36. Seç, beğen, al! Gayet iyi bir seçki olduğunu söylemeliyim. S1999, 6 uçak ile SW serisinden sonra uçak seçeneği açısından üçüncü sıraya oturuyor. Bir de F-14 Tomcat olmaması da gözlerimi yaşarttı gerçekten 🙂 Bu nasıl olabilmiş?!
S1999 oynanış ve skor sistemi açısından sanırım listedeki en kompleks oyun. Gunbird 2’de de olduğu gibi normal atış yaptıkça dolan bir enerji barı ile, bar dolunca 3 farklı seviyede özel atış yapabiliyoruz. Tabi ki acil durum ve panik anları için ekran temizleyici bombalar da kullanımımıza sunulmuş durumda. Oyunun skor sisteminin temelini, madalya görünümünde olan skor eşyaları oluşturuyor. Tam parlama anında 2000 puan değerinde olan bu skor eşyalarını maksimum puanlı olarak almaya devam ettiğimiz sürece, her bir eşyanın değeri %10 zincir bonusu ile 2200 puana ulaşıyor. Diğer bir skor unsuru ise taktik bonus. Bölüm sonlarında karşımıza çıkan bossların ikinci formlarında, bosslar kısa sürelik mavi bir çekirdek ortaya çıkarıyorlar. Bossları bunu yok ederek (çitleyerek) hakladığımız zaman ise 40.000 puan taktik bonus kazanıyoruz. Kolay para! Ancak en büyük puan getirisi, 2-loop sonunda her bir bomba başına alınan 350.000 puan… OMG! Bombaları uçak altı yapma zamanı… Bonba birikimlerinizi Strikers Bank’ta değerlendirin, karlı çıkın!


Grafiksel açıdan oyun, diğer klasik Psikyo oyunları gibi, gayet güzel. Müzik konusu Psikyo oyunlarının, bence, kuvvetli bir yönü hiçbir zaman olmadığı gibi, bu oyunda da müzikler iş görür nitelikten daha öteye gidemiyorlar.


S1999, City Connection portu ile modern platformlarda 2020-2022 yıllarında yerini almakla beraber, oyun şu anda Steam’den kaldırılmış durumda. S1999 Steam’e geri döner mi bilinmez ama almayı düşünüyorsanız, diğer dükkanlarda da liste dışı kalmadan, elinizi çabuk tutmanızda fayda var 🙂 Böyle şeylerin diğer yerlere de sirayet etme eğilimi vardır.
İSTATİSTİK BİLİMİ YALAN SÖYLEMEZ! VE ŞAMPİYON…
Listemizde yer alan 12 oyunda hangi uçak en fazla yer almış bir bakalım.
| Uçak | XX | FA | A88 | TFH | AA | CAW | SW | F/A | GS | AG | SB | SIII | Total |
| F-14 | X | X | X | X | X | X | X | 7 | |||||
| F-18 | X | X | X | X | X | 5 | |||||||
| F-15 | X | X | X | X | X | 5 | |||||||
| AV-8 | X | X | X | X | X | 5 | |||||||
| F-117 | X | X | X | 3 | |||||||||
| A-10 | X | X | X | 3 | |||||||||
| AJ-37 | X | X | 2 | ||||||||||
| YF-23 | X* | X | 2 | ||||||||||
| IDS | X | X | 2 | ||||||||||
| A-6 | X | X | 2 | ||||||||||
| F-22 | X | X | 2 | ||||||||||
| F-4 | X | X | 2 | ||||||||||
| Rafale M | X | X | 2 | ||||||||||
| FS-X | X | 1 | |||||||||||
| IL-102 | X | 1 | |||||||||||
| F-104 | X | 1 | |||||||||||
| JAS-39 | X | 1 | |||||||||||
| F-20 | X | 1 | |||||||||||
| F8E | X* | 1 | |||||||||||
| B-2 | X | 1 | |||||||||||
| Mig-29 | X | 1 | |||||||||||
| X-36 | X | 1 | |||||||||||
| YF-23 | X | 1 | |||||||||||
| F-16 | X | 1 | |||||||||||
| Mir. 2000 | X | 1 | |||||||||||
| X-29 | X | 1 |
Tahmin etmesi çok da zor olmayacak şekilde, 1986 yılında XX Mission ile kanatlarını açıp yarışa önden başlayan F-14 Tomcat; F-15, F-18 ve Harrier’a iki fark atarak bitiş çizgisini de ilk sırada tamamlıyor. Üçüncü sırada ise A-10 ve F-117 var. 13 tane uçağın da gözü yaşlı. Tek oyunda kullanılıp bir kenara atılmanın üzüntüsü çeken bilir… Şaşırtıcı bir başka durum ise; bizim insanımızı yolda çevirip “bir savaş uçağı ismi söyleyiniz?” diye sorsak, 100 kişiden iddia ediyorum ki 80’inin banko cevabı olacak F-16’nın da yine sadece tek bir oyunda yer almış olması. Derhal F-16 ile yeni shmup’lar geliştirilip istatistiğin artırılması lazım 🙂
Ve geldik dosyamızın sonuna…Eski veya yeni; gözümden kaçan, unuttuğum bir oyun varsa yorumlarda yazarsanız sevindirik olurum. Bu dosya da böylece biter. Ben en iyisi biraz diecast uçak kovalayayım…





Bir Cevap Yazın